türkiye’de kumar yargı yetkisi belgesi xl 2

TSK Disiplin Kanunu ve Yorumu 2 Cilt Celal Işıklar

Bununla birlikte, belirtilebilecek diğer bir nokta da, idari yaptırımların, yine idare tarafından idarenin vasıtalarıyla tatbik edileceğidir (Sema Ayatar Kızılyar, s.1645). Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur. Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcıların, Anayasa gereği tarafsız ve bağımsız olarak görev yapmaları, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri ve anayasal düzene sadakat göstermeleri, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması açısından büyük önem arz etmektedir. 13-)Bir kimse haricen satıp devrettiği aracı bilahare geri almak veya resmi işlemlerini tamamlamak üzere, aracının falanca kişi tarafından çalındığı yolunda şikayette bulunması halinde iftira suçu oluşur. 3-) İftira suç, yüz kızartıcı bir suçtur. Yuz kızartıcı suç olmasından dolayı kanunlarda bazı hukuki sonuçlar bağlanmıştır.

  • Bu sistemde yeterli şüphe sebeplerimevcut ise, Savcı kamu davasını açmaya mecburdur.
  • Aynı zamanda isnadın sübut bulması halinde idari yaptırıma maruz bırakabilecek mahiyette de olması gerekir.

Bu kimse, isnat edilen eylemleri işlememiş ya da zamanaşımı, her hangi bir hukuka uygunluk nedeni (meşru müdafaa), kast unsurunun bulunmaması gibi ihbarcının önceden bildiği başka bir sebepten dolayı hakkında tahkikat yapılamayan kişidir. Dündar, a.g.m., s.294; Artuk-Gökcen-Yenidünya, a-g.e.s.1026. 3-)İftira suçundan dolayı, adli tahkikat yapılacak ise, şüpheli hakkında, isnat edilen suçtan dolayı  ek-takipsizlik karı verilmek suretiyle mükteza tayin edilmesi ve ek-takipsizlik kararı kesinleştikten sonra iftira suçunda dolayı tahkikat yapılması usul açısından  daha isabetli olur. Konumuza ilişkin olarak, Talimat’ın “Genel Hükümler” başlıklı 4. Bölümünde düzenlenen ve “Cezayı Gerektiren Fiiller” başlığı altında yer verilen, “Sportmenliğe Aykırı Hareket” başlıklı 18. Maddesinde; “Sportmenliğe veya spor ahlakına aykırı hareket eden, tutum ve davranışlarıyla atletizmin veya Türkiye Atletizm Federasyonunun saygınlığını zedeleyen, kişi veya kulüpler, kurum ve kuruluşlar, bu hususta ayrı ceza hükmü bulunmadığı takdirde yarışmalardan men veya hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılır. Sportmenliğe ve spor ahlakına aykırı hareket eden sporculara ve diğer kişilere 15 gün ile 6 ay arasında yarışmadan men ceza belirli süreli hak mahrumiyeti cezası verilir.”, aynı bölümde “Yabancı Ülkede Cezayı Gerektiren Fiil” başlığı altında düzenlenen 43. Maddede ise, “Bu talimata göre yarışmalardan men veya hak mahrumiyetini gerektiren suçlar (fiiller) yabancı ülkede işlendiği takdirde tayin edilecek ceza bir kat arttırılır.” hükümlerine yer verilmiştir. 2-)Kişi, kendini, işlemiş oluğu bir suçtan dolayı yapılan bir soruşturma ve kovuşturmadan gizlemek amacı ile göstermiş olduğu sahte iğfal kabiliyeti olan kimlik kartı, gerçekten failin kardeşi gibi var olan bir kişiye ait ise; bu durumda fail resmi evrakta sahtecilik(TCK’nun 204/1) yanında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (Turkish Penal Code) 268. Maddesine göre de iftira(calumny) suçundan da tecziye edimesi gerekir.

Fıkrasına eklenen son cümledeki  adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olması gerekmektedir. ‘ ( 1 ) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Ancak (b) bendinde yazılı şartları taşımayan ihbar ve şikâyetlerin somut delillere dayanması durumunda, konu hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapılır. İdari yaptırım kavramı doktrinde “Mevzuatın öngördüğü hallerde idari makamlar tarafından kamu düzenini, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını sağlamak için her hangi bir yargı kararına gerek olmaksızın re’sen hükmedilen, muhatabı olan kimselerin kişisel ya da mali hakları üzerinde etki doğuran, idari işlem ve cezalar” olarak ifade edilmektedir. Oğurlu,Yücel,Idari Yaptınmlar Karşısında Yargısal Korunma,Seçkin Yayınevi, Ankara.

Bu ayrık durumlardan birisi de Borçlar Yasası’nın 54/1. Maddesinde düzenlenmiş bulunan hak ve adalete dayalı nesnel (objektif) sorumluluktur\. İlk bahsini yap ve oyunun adrenaliniyle keyif al paribahis\. Ülkemizde spor faaliyetlerinin kurumsal boyutta düzenlenip yürütülmesinin kanuni dayanaklarından olan 3289 Sayılı Kanun’un “Amaç” başlıklı 1. Maddesinin suç ve karar tarihinde uygulanması gereken hâlinde; “Bu Kanunun amacı, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı, merkezde katma bütçeli ve tüzel kişiliğe sahip Spor Genel Müdürlüğünün, taşrada ise özel bütçeli Gençlik Hizmetleri ve Spor İl ve İlçe Müdürlüklerinin kurulmasına, teşkilat, görev ve yetkilerine ait esas ve usulleri düzenlemektir” hükmüne yer verilmiştir. İdari yaptırım kavramını organik ölçütü kullanarak tanımlayan Özay’a göre ise idari yaptırım; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalardır (İlhan Özay, İdari Yaptırımlar, İstanbul 1985, s. 35). Maddesine göre, vatandaşların ve karşılıklılık bulunması koşuluyla Türkiye’de oturan yabancıların, kendileriyle veya kamu ile ilgili hususlarda dilek ve şikayet hakları bulunmaktadır. Bu kurumun bireylere tanıdığı hak, onların idare ve diğer bireylerle ilişkilerinde gerek “çıkarlarını koruması” gerek “özgürlüklerini kısıntısız” kullanabilmesi bakımından, devlet organlarına başvurmasını gerekli kılar. Dilekçe hakkının yargısal alanda başlıca ortaya çıkış biçimi ise, ihbar ve şikayet hakkının kullanılmasıdır. Diğer yandan hürriyetin kısıtlandığı zaman diliminin önemi var mıdır?

Kutal Metin, İş Yasamızda İşyeri Hekiminin Görev ve Yetkileri, Bu HusustaKabul Edilen Yeni Bir Yönetmelik İkt. İsviçre Federal Mahkemesinin28 Ocak l987 E. Kararı; Polis kayıtlarının incelenmesi, temel haklar gereğidirEUGRZ l987, ll2″. Hafızoğulları Zeki, Din ve Vicdan Hürriyeti ve Türk Ceza Kanunu Öntarısı,ABD 1987, s. Gözübüyük Abdullah Pulat, 3506 sayılı Kanunla Yapılan Türk Ceza KanunununPara Cezaları ile Kısa Süreli Hürriyeti Bağlayıcı Cezalarında YapılanDeğişiklik, Adalet Dergisi, 1990 s.2, s. Giritli İsmet, 1982,Anayasasının Getirdiği Yenilikler ve Atatürkçü Niteliği, Hukuk Ar. Arbil Semih, Medeni Kanunun Miras ile İlgili Hükümlerinde 3678 sayılıKanunla Yapılan Değişiklikler, Manisa Barosu Dergisi, 1991, s. Aksoy Ahmet, “4108 Sayılı Kanunla 213 sayılı Vergisi Usul KanunundaYapılan Değişikler” Vergi Sorunları Dergisi, 1995, s. 4   Gayetiyi bilindiği gibi, bilimde ve özellikle de konusu insan olan bilim dallarındaobjektiflik bilim felsefesinin hålå en hararetli tartışma konularından biridir.Biz burada kavramı çok daha sınırlı ve basit bir anlamda kullanıyoruz. 2   Umudumuzyakın bir gelecekte, hukuk mahkemelerini ve ihtisas mahkemelerini de kapsayanbu tür alan araştırmalarının Türkiye’ nin diğer illerinde tekrarlanmasıdır.Ancak bu araştırmanın sonuçları değerlendirilirken, verilerin İstanbul ilesınırlı olduğu hatırdan uzak tutulmamalıdır. (85)   Örneğin, gemilere ilişkin seyrüseferuyuşmazlıklarının halledilmesi için veya patent ile ilgili uyuşmazlıklarınortadan kaldırılması amacıyla, batı ülkelerinde özel mahkemeler kurulduğugörülmektedir (GVG 14). Almanya’da benzer durumdaolan Federal Başsavcı devlet güvenliğini ilgilendiren suçlarla terör suçlarınıkoğuşturmak yetkisine de sahiptir (Roxin 1991, 45).

(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Bu bakımdan, gerçekte işlenmiş bir suç mevcut bulunur, ancak üzerinde kuşku ve iddianın yoğunlaşmış olması nedeniyle ihbar veya şikayet edilen kişinin suçluluğu kanıtlanamazsa, suçlanan beraat etmiş olsa dahi iftira suçunun unsurları oluşmayacaktır. Spor federasyonları 3289 Sayılı Kanun’un Ek 9. Federasyonlar, Merkez Danışma Kurulunun uygun görüşü, Bakanın teklifi ve Başbakanın kararı ile kurulur ve kararın Resmi Gazetede yayımlanması ile tüzel kişilik kazanır. Bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen federasyonların tüzel kişilikleri bu maddede belirtilen usulle iptal edilir ve mal varlıkları Genel Müdürlüğe devredilir. Genel Müdürlük tarafından bağımsız spor federasyonlarına yapılan yardımlar ile Genel Müdürlük bütçesinden bu federasyonlara tahsis edilen kaynaklar kullanılarak edinilen her türlü taşınır ve taşınmazlar edinim amacı dışında kullanılamaz ve Genel Müdürün izni alınmadan üçüncü kişilere satılamaz ve devredilemez. Genel Müdürlük tarafından yapılan yardımlar ve tahsis edilen kaynaklar kullanılarak alınan taşınmazların mülkiyeti Genel Müdürlüğe ait olur.

”, “Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin! ”, “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır. (3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Talimat’ın “Disiplin Cezaları” başlıklı 3. Bölümünde yer alan hükümlerden; “Cezalar” başlıklı 9. Maddede, bu talimata göre belirlenen disiplin suçlarına uygulanacak disiplin cezalarının; ihtar, yarışmadan men, hak mahrumiyeti, para cezası, tescil iptali, puan indirme ve küme düşürme cezaları olduğu; 11. Maddesinde de “yarışmalardan men” cezasının, kulübünün, sporcunun veya diğer kişilerin resmi yarışmalara katılmaktan men edilmesini ifade ettiği belirtilmiştir. Maddesinde; “Atletizm müsabaka ve çalışmalarında, kulüpler, sporcular, yöneticiler ve antrenörler ile diğer tüm teknik ve idari personel tarafından yapılan sporun ve sporculuğun ruhuna aykırı fiiller ve bunlara uygulanacak müeyyideler, milli ve milletlerarası teamüllere uygun olarak yönetim kurulu tarafından hazırlanacak talimatla tespit edilir. Belirlenecek fiillere uygulanacak cezalar, ihtar, faaliyetlerden men, geçici ya da sürekli hak mahrumiyeti, lisans iptali, para cezası ve yetki iptalidir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne, Özel Daire bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi ve iftira suçları bakımından eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmelidir. Özgü suç olarak düzenlenmediği için herkes tarafından işlenebilen iftira suçunda, hukuka aykırı fiil isnadının belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Ancak isnada muhatap kişinin yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterli olup, isminin açıkça belirtilmesi zorunlu değildir. Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki kendisine gerçeğe aykırı olarak suç isnat edilen kişinin masum, suçlu olmayan, suçlanamayan bir kimse olması gerekir. Keza adli veya idari yaptırım gerektiren isnat da masum, fiili işlememiş bir kişiye yapılmalıdır.

Diğer bir deyişle suçun oluşabilmesi için bir süre gereklimidir? Türk Ceza Kanununda bu hususta bir süre öngörülmemektedir. Ancak anlık olmayan bir sürenin aranması gerektiği de açıktır. Bu konunun her olayın kendi içindeki önemi, niteliği ve gelişimi içinde Hakim tarafından değerlendirilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir. Maddesine göre, vatandaşların ve karşılıklılık bulunması koşuluyla Türkiye`de oturan yabancıların, kendileriyle veya kamu ile ilgili hususlarda dilek ve şikayet hakları bulunmaktadır.

Adli soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını gerektirecek hukuka aykırı fiil ise ancak suç isnadıyla mümkündür. Kanunlarda suç olarak tanımlanmayan hukuka aykırı fiiller açısından adli soruşturma ve kovuşturma başlatılması mümkün değildir. İsnadın salt idari soruşturma başlatılmasını gerektirecek nitelikte olması iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir. Aynı zamanda isnadın sübut bulması halinde idari yaptırıma maruz bırakabilecek mahiyette de olması gerekir. Kaldı ki mevzuatta sübut bulması halinde yaptırım öngörülmeyen isnadlar ile ilgili adli veya idari soruşturma-kovuşturma başlatılması da olanaksızdır. Zira idari soruşturmalar da disiplin suçlarının tespiti amacıyla yapılmaktadır. Örneğin F şahsı bana olan borcunu ödemiyor bu şahıs hakkında işlem yapılmasını istiyorum şeklindeki isnad, adli veya idari soruşturmayı gerektirmediğinden iftira suçuna sebebiyet vermez. Çünkü isnadın hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmemiştir. Hukuka aykırılık unsuru içermeyen soyut isnatlar, koşulları mevcutsa ancak hakaret suçunu oluşturabilir. Yabancı memlekette işlendiği iddia olunarak masum kimseye isnat edilen hukuka aykırı fiil, Türkiye’de soruşturup / kovuşturulamıyorsa iftira suçu gerçekleşmez. Bireylere, idare tarafından idare hukuku alanındaki düzene aykırı davranışları nedeniyle verilen idarî yaptırımları diğer yaptırımlardan ayıran en belirgin özellik, idari yaptırımların idarî makamlar tarafından uygulanmasıdır.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *